|
Metro bir zorunluluktur
Uzmanlar, gelişmişlik göstergesi kabul edilen metronun yaygınlaştırılmasını
istiyor.
Temeli 1992 yılında atılan İstanbul Metrosu, 8 kilometrelik hattıyla İstanbullular'a
hizmet veriyor.
3 milyon nüfuslu Atina'da 3 ayrı hattan oluşan metro var.
İstanbul'un nüfusu 15 milyon.
Doç. Dr. Mustafa Sunu: Nüfusu 1 milyonu aşkın her şehirde kurulması
gerek.
İstanbul'da metroya ilgi yeteri kadar değil. Ulaşım uzmanları bunun
nedenini yeraltının halka sevimsiz gelmesine ve hattın kısa olmasına bağlıyor.
YTÜ Teknik Programlar Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sunu'ya göre metro,
politik açıdan prim yapmadığı için yaygınlaştırılamıyor.
8 kilometrelik İstanbul Metrosu, dünyadaki örneklerinin aksine yeteri
kadar ilgi görmüyor. Ulaşım uzmanları, ilgisizliğin nedenini, hattın kısa
olmasına, sistemin sürekliliğinin olmamasına ve yeraltının insanlara
''sevimsiz'' gelmesine bağlıyor.
Gelişmişlik göstergesi kabul edilen metronun Türkiye'de yaygınlaştırılmasını
isteyen uzmanlar, ''Metro lüks değildir, zorunluluktur. Metro, toplu taşımada
kullanılsaydı daha az enerji kullanacaktık, dış rekabet gücümüz artacaktı''
dedi. Dünyada hiçbir örneği yokken 1870'li yıllarda Karaköy-Tünel arasında
yeraltında ulaşımı yapılmasına karşın metro, İstanbul'da 2000 yılında
faaliyete geçebildi.
Temeli 1992 yılında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen
tarafından atılan İstanbul Metrosu, bugüne kadar yaklaşık 22 milyon yolcu
taşıdı. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Teknik Programlar Bölüm Başkanı
Doç. Dr. Mustafa Sunu , 3 milyon nüfuslu Atina'nın 3 ayrı hattan oluşan 35
kilometrelik metrosu olduğunu, 15 milyon nüfuslu İstanbul'un ise sadece 8
kilometrelik metro hattına sahip olduğunu anımsattı.
Nüfusu 1 milyonun üzerinde olan her şehirde metro kurulması gerektiğini
vurgulayan Sunu, ''Metronun hızlı bir şekilde yaygınlaştırılması
gerekiyor. Yeraltının kullanılması zaman tasarrufu sağladığı gibi çevreyi
de kirletmiyor. Fakat metro politik açıdan prim yapmadığı için yaygınlaştırılmıyor''
diye konuştu. Sunu, metronun Türkiye'de çok geç yapılmasından yakınarak
metronun Arjantin'e 1913, Meksika'ya 1969 yılında ulaştığını anlattı.
Yeraltı yapılarının depreme karşı daha dayanıklı olduğunu vurgulayan
Sunu, metronun diğer avantajlarını şöyle sıraladı:
''Metro yapımında arazi maliyeti sıfır. Savaş durumunda sığınak
olarak kullanılabilir. Olumsuz hava koşulları açısından avantajları var.
Yeraltı yapıları yangına neden olabilecek dış kaynaklara karşı doğal
bir koruma sağlar. Mevsimsel sıcaklık farkları çok düşüktür. ''
Doç. Mustafa Sunu, dünyada her metronun bir alışveriş merkeziyle bağlantısı
olduğunu ifade ederek İstanbul'daki metroya da ışıklı, temiz, sıcak bir
hava verilerek yeraltı merkezi oluşturulması gerektiğini söyledi. İstanbul'un
arkeolojik haritasının da çıkarılması gerektiğini belirten Sunu, ''İstanbul
tarihi bir kent. Metro yapılırken bu özelliği de dikkate alınmalı. Çağdaş,
rahat bir ulaşım yolu olan metronun tanıtıma da ihtiyacı var'' dedi.
İETT Genel Müdürlüğü yetkilileri de metroya ilginin artması için
Mecidiyeköy-Taksim hattındaki 50C numaralı otobüsü kaldırdıklarını,
metro ve belediye otobüsleri arasında ücret entegrasyonu sağlamak için
''Mavi Akbil'' uygulamasına geçtiklerini söylediler.
Cumhuriyet
|