reklam

02 Ocak 2002 Çarşamba
Ana Sayfa
>
Haberler

Metro bir zorunluluktur

Uzmanlar, gelişmişlik göstergesi kabul edilen metronun yaygınlaştırılmasını istiyor.
Temeli 1992 yılında atılan İstanbul Metrosu, 8 kilometrelik hattıyla İstanbullular'a hizmet veriyor.
3 milyon nüfuslu Atina'da 3 ayrı hattan oluşan metro var.
İstanbul'un nüfusu 15 milyon.

Doç. Dr. Mustafa Sunu: Nüfusu 1 milyonu aşkın her şehirde kurulması gerek.
İstanbul'da metroya ilgi yeteri kadar değil. Ulaşım uzmanları bunun nedenini yeraltının halka sevimsiz gelmesine ve hattın kısa olmasına bağlıyor. YTÜ Teknik Programlar Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sunu'ya göre metro, politik açıdan prim yapmadığı için yaygınlaştırılamıyor.

8 kilometrelik İstanbul Metrosu, dünyadaki örneklerinin aksine yeteri kadar ilgi görmüyor. Ulaşım uzmanları, ilgisizliğin nedenini, hattın kısa olmasına, sistemin sürekliliğinin olmamasına ve yeraltının insanlara ''sevimsiz'' gelmesine bağlıyor.

Gelişmişlik göstergesi kabul edilen metronun Türkiye'de yaygınlaştırılmasını isteyen uzmanlar, ''Metro lüks değildir, zorunluluktur. Metro, toplu taşımada kullanılsaydı daha az enerji kullanacaktık, dış rekabet gücümüz artacaktı'' dedi. Dünyada hiçbir örneği yokken 1870'li yıllarda Karaköy-Tünel arasında yeraltında ulaşımı yapılmasına karşın metro, İstanbul'da 2000 yılında faaliyete geçebildi.

Temeli 1992 yılında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen tarafından atılan İstanbul Metrosu, bugüne kadar yaklaşık 22 milyon yolcu taşıdı. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Teknik Programlar Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sunu , 3 milyon nüfuslu Atina'nın 3 ayrı hattan oluşan 35 kilometrelik metrosu olduğunu, 15 milyon nüfuslu İstanbul'un ise sadece 8 kilometrelik metro hattına sahip olduğunu anımsattı.

Nüfusu 1 milyonun üzerinde olan her şehirde metro kurulması gerektiğini vurgulayan Sunu, ''Metronun hızlı bir şekilde yaygınlaştırılması gerekiyor. Yeraltının kullanılması zaman tasarrufu sağladığı gibi çevreyi de kirletmiyor. Fakat metro politik açıdan prim yapmadığı için yaygınlaştırılmıyor'' diye konuştu. Sunu, metronun Türkiye'de çok geç yapılmasından yakınarak metronun Arjantin'e 1913, Meksika'ya 1969 yılında ulaştığını anlattı. Yeraltı yapılarının depreme karşı daha dayanıklı olduğunu vurgulayan Sunu, metronun diğer avantajlarını şöyle sıraladı:

''Metro yapımında arazi maliyeti sıfır. Savaş durumunda sığınak olarak kullanılabilir. Olumsuz hava koşulları açısından avantajları var. Yeraltı yapıları yangına neden olabilecek dış kaynaklara karşı doğal bir koruma sağlar. Mevsimsel sıcaklık farkları çok düşüktür. ''

Doç. Mustafa Sunu, dünyada her metronun bir alışveriş merkeziyle bağlantısı olduğunu ifade ederek İstanbul'daki metroya da ışıklı, temiz, sıcak bir hava verilerek yeraltı merkezi oluşturulması gerektiğini söyledi. İstanbul'un arkeolojik haritasının da çıkarılması gerektiğini belirten Sunu, ''İstanbul tarihi bir kent. Metro yapılırken bu özelliği de dikkate alınmalı. Çağdaş, rahat bir ulaşım yolu olan metronun tanıtıma da ihtiyacı var'' dedi.

İETT Genel Müdürlüğü yetkilileri de metroya ilginin artması için Mecidiyeköy-Taksim hattındaki 50C numaralı otobüsü kaldırdıklarını, metro ve belediye otobüsleri arasında ücret entegrasyonu sağlamak için ''Mavi Akbil'' uygulamasına geçtiklerini söylediler.


Cumhuriyet

Aralık 2001 Arşivi

pt sl çr pr cm ct pz
          01 02
03 04 05 06 07 08 09
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31 diğer aylar için tıklayın

Diyalog 2002'nin ilk konuğu Murat Tabanlıoğlu  10 Ocak 2002'de Diyalog bölümümüze konuk olarak sorularınızı yanıtladı.

Murat Tabanlıoğlu

Arkitera Forum'da Buluşmayı okumak için tıklayın...

Copyright © 2000-2002 Arkitera Bilgi Hizmetleri [email protected]

Reklam vermek için - Danışmanlarımız - Editörlerimiz