Haberler

Eski Topraklarda Yeni Evler

Tarih: 12 Eylül 2007 Kaynak: New York Times Yazan: Robin Pogrebin Derleyen: Gül Keskin

Fotoğraflar: Deirdre Brennan, Mr. Ryall''ın evi.

Biil Ryall tarihi kente bitişik geniş, boş arazilerin cazibesine kapıldı. Çocukluğunda burayı ziyaret etmiş olan Richard Gluckman ise Orient Limanı’nda yelkenle gezmeyi sevdiği için geri geldi.

Bu mimarlar, son bir kaç yıldır, şarap tadımına izin verilen bağ bozumları ve domates yığılı çiftliklerin bulunduğu Long Island - North Fork’un yakınlarında kendileri için ev tasarlıyor. Long Island koyuna bakan kıyıda buzul biçimindeki dik kayalıklar; alçak sazlıkların körfeze uzandığı South Fork’un ilerisindeki diğer kıyıda ise son on yıldır mimarların göz bebeği haline gelen Hamptons bulunuyor.

Bu modern, açısal evler, Orient’ın 1970''li yıllarda kurulmuş olan tarihi bölgesinde, geleneksel ahşap kiremitli evler içinde tezat bir görüntü oluşturuyor. Mimarlar, burada ortaklaşa küçük bir profesyonel kardeşlik kurmuş gibi: kayalıklı plajda ya da köyün tek genel mağazasında birbirleriyle karşılaşıyorlar, akşam yemeği için sık sık bir araya geliyorlar. İçlerinden biri yaşamını yitirdiğinde, Haziran’da 59 yaşında vefat eden haftasonu ziyaretçilerinden mimar Margaret Helfand’da olduğu gibi herkes mateme bürünüyor.

Mimarların son 5 – 8 sene içerisinde buraya gelmeye başladıklarını belirten Mr. Gluckman, denizden yalnızca yarım mil uzaklıktaki bölgenin çok güzel bir topografyası olduğunu söylüyor.

Sanatçıların North Fork’u keşif nedenlerinden bir diğeri de arazi fiyatlarının, Hamptons’dakilerden daha makul düzeylerde olması.

North Fork Burnu’nun doğu ucu olan Orient’ın ortasındaki tarihi merkez Village Lane’de, 18.yy yapısı olan binalar bulunuyor. Mimarlar ise, kendi evlerini köyün daha kırsal kesimlerinde inşa ediyor.

Mr. Ryall, Modern Art Museum’un mimari ve tasarım baş küratörü Barry Bergdoll ile paylaştığı dört yaşındaki haftasonu evi için Brown’s Hill diye anılan ağaçlık alanı tercih etmiş.

Mr. Ryall buranın küçük bir köy olduğunu, sadece posta ofisine gitmenin bile iki saat sürdüğünü söylüyor. Ryall ve Bergdoll, Village Lane’de 1820lerin tahta kiremitli evini kiralayan ilk çift. Buranın gerçekten bir tarihi şehir – şehrin dışındaki bir kasaba değil, şehir – olduğunu söyleyen Mr. Ryall; yaz aylarında nufusu 1000 kişiye yükselse de 709 nüfuslu bölgede tanıdık biriyle karşılaşma şansının oldukça düşük olduğunu belirtiyor.

Mr. Ryall’ın evi geleneksel mimariye yakın olsa da, kiremitleri çinkodan, yükseltilmiş verandanın paravanları ise paslanmaz çelikten ve belki kullanılan renkler biraz daha açık: pencerelerin parlak sapsarı çerçeveleri, kızıl kahve ön kapı, parlak koyu mavi banyo. Mr. Ryall bu koyu renk tonlarında, Le Corbusier’nin; pastel renkleri kullandığı 1920''li yıllardaki çalışmalarından çok 50''li yıllardaki çalışmalarından esinlendiğini söylüyor.

Yamaçta konumlanmış olan ev, aynı zamanda etrafındaki karaktere saygı gösteriyor. Mr. Ryall’ın yarı saydam duvarlarda kullandığı çelik, Greenport yakınındaki eski bir gemi inşaat atölyesinden geliyor. Geceleri bina, bir fener gibi parlıyor.

 

Manhattan’daki Ryall Porter Architects firmasının sahibi Mr. Ryall, kısa bir süre önce tamamlanan Shelter Island’daki yenileme projesinde de deniz faktörünü oldukça dikkate almış, evlere suya doğru uzanan perdelenmiş verandalar eklemiş ve tuz püskürmesine dayanacak kadar güçlendirmiş.

Boyaya ihtiyaç olmadan, kendiliğinden gri renge dönüştüğü için sedir ağacı kullanmış. Verandanın çatı penceresi ise yarı saydam polikarbon plastikten, çünkü bu malzeme güçlü olmasının yanısıra kiri göstermiyor ve cam gibi kırılmıyor, Maine’de yapılmış yeni pencere ve kapıları var. Mr. Ryall, Shelter Island projesinde de olduğu gibi buranın peyzaj düzenlemesini de kendi yapmış.


Mr. Ryall''ın tasarladığı konuk evi.

Aynı şekilde Mr. Gluckman da Orient - Orchard Lane’deki evinin bahçe düzenlemesini kendi kendine yapmak konusunda ısrarlı. Deneme yanılma yöntemiyle, hangi bitkilerin hızlı büyüdüğünü, geyiklerin hangilerini yemediğini, hangilerinin meraklı komuşulara karşı perdeleme işlevi gördüğünü öğrenmiş.

Manhattan’daki Gluckman Mayner Architects ofisinin sahibi Mr. Gluckman daha çok tasarım geleri ve müzeleri ile biliniyor: 2004 yılında tamamlanan Museo Picasso (Malaga, Spain); Ocak ayında açılan San Diego Museum of Contemporary Art ile New York’taki Gagosian, Mary Boone ve Paula Cooper galerileri. Şu anda Manhattan’daki National Design Museum Cooper-Hewitt’in ek binası üstüne çalışıyor.

Mr. Gluckman, Orient’da kendi evinden de görülen sanatçı Richard Serra’nın evini yenileyerek, binaya bir stüdyo ve havuz eklemiş. 2000 yılında tamamlanan kendi evi ise 275 cm’lik yüksek beton kolonlar üzerine oturuyor ve Palladio’nun Venedik yakınlarındaki 16. yy yapısı Villa Emo’dan esinlenerek tasarlanmış soluk heybetli maundan merdivenleri var.

Mr. Gluckman, North Fork’daki evinin küçük bir verandaya dönüştüğünü, insanların bisikletleriyle burayı ziyarete geldiğini, kendisinin de yelkenlerini kuruması için buraya astığını söylüyor.


Mr. Ariizumi ve Ms. Berry''nin evi.

Mr. Ariizumi’nin ana yol üzerinde yer alan evini, eşi ve ortağı Ms. Berry ile birlikte tasarlamış, binanın yapımı 1996 yılında tamamlanmış. Aslında yaptıktan sonra satmayı planlamalarına rağmen binadan kopamamışlar. Geçen sene New York City’deki dairelerini sattıklarını söyleyen Mr. Ariizumi dolayısıyla artık burada kalıcı olduklarını söylüyor.

Mimarlar aynı zamanda Greenport’dan Riverhead’e taşıdıkları Art Site adlı bir galeriyi işletiyorlar, ev eşyalarının çoğu heykel niteliği taşıyan sanat eserlerinden oluşuyor. Mr. Ariizumi arazi düz ve ağaçsız olduğu için, boş bir tuvale sahip olduklarını söylüyor.


Mr. Ariizumi''nin tasarladığı yemek masası ve sandalyeler. Evin iç mekan görünüşü.

L şeklini kullanma fikri Mr. Ariizumi’nin aklına bir tema olarak gelmiş; küçük L şömine için, büyük L ise kişisel alanları ayırmak için. Mr. Ariizumi L şeklinin, köşeler, kubbeler, katlar ve kulelere kadar herşeyi içerdiğini söylüyor.

Destekler üzerinde yarattığı küçük gizli odaları ve merdivenlere yerleştirdiği çekmeceleri olan evinde eğlendiğini söyleyen Mr. Ariizumi, ayrıca yemek masasını ve sandalyelerini de kendi tasarlayıp, yapmış.

Modernin eski çiftlik evlerini ele aldığını söyleyen Oyster Pond Historical Society’nin vekili Frederica Wachsberger, Orient sakinlerinin çoğunun, tarihi bölgeenin içine kurulan bu modern binaları kabullenmiş gibi göründüğü belirtiyor. Dernek yakın zamanda modern evlere bir tur düzenlemiş ve tur sırasında kimse gördüğü şey karşısında heyecanlanmamış.

Uzun yıllardır burada oturanlardan bazıları modern mimariyi biraz daha konforlu bulmuş; 24 yıldır burada oturan konut tasarımcısı Gordon Price (83), modern binaların, korunan alan içinde yapıldığında kaba olduğunu söylüyor. Kendi işinin Orient’ı tamamlamak olduğunu ekleyen Mr. Price, içinde daha çok “dün” olduğunu belirtiyor.

Mr. Gluckman, kendi evinin tartışılabilirliğini kabul ediyor, fakat ona göre tartışılabilir olan şey, tarihi bölgeye yakınlığının göz ardı edilip edilmediği. Mr. Gluckman, bazılarını sadece modern binalardan hoşlanmadığını düşünüyor.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.