Haberler

Tiyatro yıkımı...

Tarih: 19 Ekim 2007 Kaynak: Cumhuriyet Yazan: Zeynep Oral
Sene 1931. Diyordunuz ki: "Ben bir tiyatro istiyorum. Bir tiyatro binası lâzım, bu İstanbul şehrine her şeyden evvel bir tiyatro binası lâzım. Bu bina her şeyden daha mühim, hatta mezbahadan, halden, köprüden, hastaneden, hatta mektepten daha mühim. Onun için bu şehre bir tiyatro istiyorum...(...) Efendiler, beyler, paşalar; Vilayet mi, Maarif mi, Başvekâlet mi, bu binayı yaptırmak kuvvetini haiz makam hangisiyse ona hitap ediyorum ve diyorum ki: Bir tiyatro istiyoruz efendim bir tiyatro..."

Bir ömür boyu çabanız, bu ülkeyi tiyatroya kavuşturmak, bu ülkede tiyatro kurmak içindi. Bugün hayatta olsaydınız eğer, yine haykırıyor olurdunuz:

" Heyyy... yazdıranlar, yazanlar, elleri kalem tutanlar, dilleri ağızlarının içinde dönenler, kalplerinde küflenmiş ateş taşıyanlar, hep el ele veriniz ve bu ihtiyacı halka duyurunuz, çünkü siz bugüne kadar bu yolda bir satır bile yazmadınız, bu mealde bir söz söylemediniz, bu ocağa bir kıvılcım sıçratmadınız. Bütün bunlar için amansız yarının sizi itham etmemesini isterseniz bugünün hizmetine koşunuz. İstikbal kincidir, affetmez.

Muhterem münevver arkadaşlar, aziz yarım münevverler, cahil olup da münevver gibi görünmek isteyenler, sevgisiz snoplar, züppeler, iyiler ve fenalar, büyükler ve küçükler, gençler ve ihtiyarlar, kadınlar ve erkekler, hanımlar ve beyler... Bütün millete layık muazzam bir tiyatro kurmak için hep el ele verelim, hiç olmazsa bir defa olsun hepimiz bir kültür hareketinin etrafında omuz omuza, göğüs göğüse, el ele birleşelim, itiraz yok. İstemek var ve istemek yapmanın başlangıcı, başlamak başarmanın yarısıdır."

Bu haykırışınız da 1 Ekim 1932''deki "Darülbedayi" dergisinden.

Siz kurdunuz, biz yıkıyoruz Muhsin Hoca...

Verilan Sözlere İnanmıyorum
Tiyatrocular tepkili. Tiyatrocular ayakta. Tiyatrocular protestoda. Direniyorlar. Ama karşılarındaki güç öylesine acımasız ve hoyrat, öylesine dediğim dedik ve değer bilmez, öylesine vurdumduymaz ki... Çıkar ilişkileri gözleri öyle bürümüş ki...

İstanbul Şehir Tiyatroları bu yıl, adınızı taşıyan tiyatroyu açamadı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu ve içindeki Cep Tiyatrosu açılamadı. Çünkü yıkılacak.

Önce tarihsel ve kültürel sit alanı ilan edilen, sonra (arada ne değiştiyse...) Kongre Vadisi Tesisleri''ne ayrılan, Mimarlar Odası''nın açtığı davalarla bundan da vazgeçilen, sonra yeniden (arada yine neler değiştiyse...) uygulamaya konulan, her gidenle ve her gelenle yeniden değişen kararlarla burası yıkılıyor.

Sevgili Muhsin Hoca, diyorlar ki, üzülmeyin Kongre Vadisi''nde, sayısız yapılanmanın içinde bir de tiyatro olacak. Eskisinden de daha güzel olacak. Hatta, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş , "Bize güvenin" falan diyor...

Ama bu söylenenlere inanmıyorum Muhsin Hoca. Söylenenlere inanmayacak kadar çok yaşadım bu İstanbul kentinde ve söyleyenlere de artık güvenmiyorum.

İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği''nin (İŞTİSAN ''ın) çıkardığı şu döküm inanmamam ve güvenmemem için yeterli değil mi?

İşte buyrun:

Tepebaşı Dram Tiyatrosu YANDI.

Daha önce Ak saray Belediye Tiyatrosu, Şehzadebaşı''ndaki Ferah Tiyatrosu da YANMIŞTI.

Aksaray Küçük Opera önce YANDI, sonra İŞHANINA ÇEVRİLDİ.

Beyoğlu''ndaki Komedi Tiyatrosu KONFEKSİYONCU, Gen-Ar Tiyatrosu MİMARLIK BÜROSU, Elhamra ve Ses Tiyatroları SİNEMA, Gümüşsuyu''ndaki Oda Tiyatrosu TEMİZLEYİCİ, Şişli''deki Umut Tiyatrosu PASAJ, Taksim''deki Arena Tiyatrosu BÜRO oldu.

Ankara''daki Meydan Sahnesi DEPO, Halk Oyuncuları Sahnesi BASIMEVİ, Ankara Birlik Sahnesi DERİCİ oldu.

Önceki yıla dek direnen Karaca Tiyatrosu İSTANBUL BELEDİYESİ SULAR İDARESİ''NİN YEMEKHANESİ olmak üzere tiyatro özelliklerini yitirdi.

Sanatçılar "Kaygılıyız" diyorlar. "Kaygılıyız, 37 yıldır aralıksız perde açan sahnemiz şu anda kapalı. Kaygılıyız, tiyatromuz sanatla ilişkisi olmayan büyük bir yapılanmanın eteğine iliştirilmek isteniyor. Kaygılıyız, bize daha önce çok söz verildi.

Kaygılıyız, Taksim Sahnesi kapandığında kapanmamış gibi davrandık. Kaygılıyız, bütün bu belirsizlik üretimimizi olumsuz etkilerse, ya muhteşem kütüphanemiz zarar görürse. Ya da sessiz mi kaldık acaba diyerek kendimize saygımızı yitirirsek..."

Nasıl Anlatmalı?
Nasıl anlatmalı ki, bu tiyatro binası yalnız yapı ve inşaat malzemelerinden, beton, çimento, demir ve tuğladan oluşmaz.

Nasıl anlatmalı ki, burası bizim aynı zamanda belleğimizdir, geçmişimizdir, anılarımızdır. Burası, bizim orada izlediğimiz oyunlarla, yaşadığımız anlarla, o sahneden ebediyete uğurladığımız nice sanatçılarla yaşamını sürdürmektedir...

Nasıl anlatmalı ki, burası bizim toplumsal ve kültürel mirasımızdır.

Ah bu kadar kolay yıkma kararı alanlar, biraz gözlerini dış dünyaya çevirip, uygar ülkelerde bu işlerin nasıl olduğunu, yıkmanın değil, var olanın üzerine inşa etmenin erdemini görebilseler, inceleyebilseler, bilebilseler. (O kadar zor değil, biraz inceleseler, biraz öğrenseler, yanıp kül olan Fenice Tiyatrosu''nu, su baskınına uğrayan Taganka Tiyatrosu''nu, iki yıl onarıma alınan La Scala''yı, apartman dairesinden bozma La Huchette Tiyatrosu''nu ve daha nicelerini, yaşanmışlığı olan her barakayı nasıl koruduklarını bir öğrenseler...)

Sevgili Muhsin Hoca, şimdi de belleklerimizi silmek, yok etmek istiyorlar. AKM... Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu...

Siz hep "bilgi" ye önem vermediğimiz için geri kaldığımızı söylerdiniz. Derdiniz ki: "Dünyada bir tek din vardır, o da ''bilgi'' . Bu bilgiye erişmek için çalışmak en büyük sevap ve ibadettir. Dünyada bir tek mukaddes şey vardır, o da öğreten ''kitap'' . İnsanların bir tane silahı olmalıdır, o da: Kalem. Beşer bu büyük gayeye eriştiği gün dünya bir cennettir, insanlar birer dindardırlar, kütüphaneler birer cami, kilise, havra olur, bıçak ancak kalem yontmak için kullanılır."

Sizi çok özledim sevgili hocam...
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.