Haberler

Yayalara Geçit Vermeyen Kaldırımlar

Tarih: 8 Şubat 2008 Derleyen: Zeynep Güney
"Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi, o ülkedeki kaldırımların yüksekliğiyle ters orantılıdır." Bu söz belki de kent içi yolların iki kenarındaki, yayaların yol boyunca yürümesi için yapılan yüksekçe platformlar, yani kaldırımlar için söylenmiş en anlamlı ve en bilinen sözdür. Daha önce yurt dışına çıkıp gelişmiş ülkelerdeki gelişmiş kentleri görme fırsatı bulanlar bu yorumun doğruluğunu onaylayacaklardır. Türkiye’de arabaların park etmesini önlemek amacıyla gittikçe yükseltilen ve sıra sıra babalar dikilen kaldırımlarda yürümek, kalitesiz malzeme kullanımı ve hatalı uygulamalar nedeniyle yayalar için işkence haline geldi.

Taksim ise, İstanbul’da kaldırım teknolojisindeki son gelişmelerin (!) takip edilebileceği gözde semtlerimizden biri. Tarihi ve turistik dokusu nedeniyle her gün yüzlerce kişinin adımladığı İstiklal Caddesi’nin kaplamaları sık sık değiştiriliyor. Son olarak Arnavut kaldırımı taşları sökülerek granit döşenen Beyoğlu sokakları gelen itirazlardan sonra belediye tarafından granit kaplama bloklarının üstleri eşit aralıklarla kareler halinde çizilerek eski görünümüne kavuşturuldu.

Metin Münir, Milliyet için 25 Ağustos 2006’da yazdığı “Kaldırımlar Yaratan Bir Irkın Ahfadıyız” başlıklı yazıda Taksim’deki kaldırım çalışmalarını esprili bir dille şöyle anlatmış: “Orada Taksim''den kaldırım yapmaya başlarlar, Tünel''e varınca bir gün dinlenirler, sonra bismillah deyip avuçlarına tükürerek sökmeye başlarlar. Taksim''e varınca, yeni baştan”



Türk Standartları Enstitüsü’nün "Şehiriçi Yollar - Yaya Kaldırımı Koruyucu Engelleri - Tasarım Kuralları'''' el kitabındaki ideal kaldırım tanımına bakacak olursak, her gün üzerinde koşturduğumuz kaldırımların büyük bir kısmının belirlenen standartlardan oldukça uzak olduğunu görebiliriz:

- Kısmen hemzemin kesişmeli, yarı erişme kontrollü çevre yollarında, yaya kaldırımı genişliği en az 1,50 metre olmalı.

- Yaya kaldırımı yapılması gerekli olmayan hallerde 0,75 - 2 metre genişliğinde banket yapılmalı. Bölge bağlantı, bölge içi toplayıcı, bölge içi ve servis yollarında taşıt yolunun her iki tarafına en az 2 metre genişliğinde yaya yolu yapılmalı.

- Ön bahçesiz yapı düzenine sahip yollardaki yaya kaldırımı, en az 2,50 metre genişliğinde, yaya trafiğinin yoğun olduğu ticaret, büro, resmi daireler gibi benzeri kullanımların yer aldığı merkezi iş bölgelerinde ise yaya kaldırımı genişliği en az 5 metre olmalı.

- Yaya kaldırımında yayanın emniyetle yürümesine mani olacak çiçeklik, taş veya demir gibi her türlü engellerle, elektrik direği, trafik işaret direği, ilan levhaları ağaç ve benzeri elemanlar bulunmamalı. Kaldırım üzerine yapılan alt yapıya ait rögar, baca kontrol ve benzeri tesislerin kapakları kaplama yüzeyiyle aynı düzlemde olmalı.

- Yayanın ayağının takılacağı beton veya demir baba veya diğer herhangi bir çıkıntı, bitmiş kaplama taşında topukların girebileceği genişlikteki delikli yüzeylerden kaçınılmalı.

Avrupa kentlerinde yerinde dökme beton, yerinde döküm asfalt, taş döşeme, prekast blok kaplama gibi çeşitli yöntemler kullanılıyor. En yaygın uygulama ise yerinde dökme beton kaldırımlar. Beton kaldırımlar; dayanıklılığı, esnek kullanım alanı, onarımının kolaylığı, pürüzsüz bir yüzey sağlaması, uzun ömürlü olması, ışığı yansıtarak kent aydınlatmasından tasarruf sağlaması ve yapımından sonra 12 saat kadar kısa bir sürede kullanıma sunulabilmesi gibi avantajları nedeniyle tercih ediliyor.

Ege Cansen 5 Nisan 2003’te Hürriyet Gazetesi’ne yazdığı “Kaldırım kaldırması” başlıklı yazısında medeni ülkelerdeki kaldırımlarla İstanbul’daki kaldırımları karşılaştırıyor: ”Geçen gün İstanbul''un Bağdat Caddesi üzerinde, yamru yumru kaldırımlar üzerinde dolaşırken saydım, yaklaşık ikiyüz metre içinde sekiz değişik tip, beton taş kullanılmış. Hepimiz görüyoruz. Bir taş tipi bir defa kullanıldı mı, derhal üretimden kaldırılıyor. On metre onarım gerekse, taşın aynısını bulmak mümkün değil. Hop, iki kilometre ihaleye çıkıyor. Medeni ülkelerde, kaldırımların yüzde doksanı, yerine dökme betondur. Yüz senedir kaldırım böyle inşa edilir. Kum üzerine beton taş döşeyerek yapılan kaldırım yok. Beton kaldırımlar çok dayanıyor, oynamıyor ve gerekirse çok kolay tamir ediliyor. Bunu ben biliyorum da belediyeciler bilmiyor mu? Ama maksat başka olunca, seçilen teknik de başka oluyor.”

2005 yılında kaldırım yenileme çalışmalarına yaklaşık 37,5 milyon YTL harcayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu miktarla Türkiye’deki 11 büyükşehir belediyesi arasında kaldırım çalışmalarına en çok para harcayan belediye oldu. Sürekli tekrarlanan çalışmalar sayesinde birçok inşaat firmasına kazanç sağlayan kaldırım düzenleme yöntemleri konusunda, Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’dan son transferi ses emme özelliğine sahip, dayanıklılığıyla tanınan ve çeşitli renklerde uygulanabilen mastik asfalt kaldırım kaplaması. Böylece İstanbul kaldırımlarında kilit taşı yerini mastik asfalt kaldırıma bırakıyor, görünüşe bakılırsa kaldırımlar yine bir yenileme geçirecek...

İstanbul''un güzide semtlerinden Moda ve Feneryolu''ndan çektiğimiz fotoğraflar, kaldırımların içler acısı durumunu gözler önüne seriyor. Bu fotoğraflardan da anlaşılabileceği gibi; Ege Cansen''in bundan yaklaşık beş yıl öncesi için tarif ettiği kaldırımlar, geçen zamana rağmen, en gelişmiş semtlerimizde bile hala her adımda ayağımıza çelme takıyor. İmaj Galerisi
Konuyla İlgili Linkler
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.