Haberler

Tarlabaşı Yenileme Projesi''ne Dair Cevapsız Kalan Sorular

Tarih: 30 Mayıs 2008 Kaynak: Birgün Yazan: Gizem Aksümer
Geçtiğimiz perşembe günü, İstanbul’da Beyoğlu Belediyesi ve proje yürütücüleri, Tarlabaşı Yenileme Projesi ile ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Markiz Pastanesi’ndeki açık büfe kahvaltıyla başlayan gün, belediyenin yeni açılan hizmet binasında gerçekleştirilen basın açıklamasıyla devam etti.

Öncelikle, Tarlabaşı’nın dünü, bugünü ve geleceğini gösteren bir film izletildi. Bunun ardından belediye başkanı, proje ile ilgili bir konuşma yaptı. Konuşmasında, projedeki katılımı ve şeffaflığı vurgulayan başkan, 22 Haziran’a kadar açık kalacak serginin uzmanlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, vatandaşlarla görüş alışverişi yapma amaçlı olduğunu da sözlerine ekledi.

Tüm açıklama boyunca, Tarlabaşı’nda yapılan projenin, Avrupa’dakilere bile örnek olacak bir katılım sürecini içerdiği, orada ikamet eden herkesin yine aynı yerde kalmasının tamamen kendi seçimlerine bağlı olduğunun altı çizildi. Ancak gerçek böyle mi? 

İşin aslı... 
Tarlabaşı’ndaki mekânsal yapının kalitesinin ne derece düşük olduğunu, bu bölgenin, acilen bir yenileme projesine ihtiyaç duyduğunu konu hakkında uzman olan veya olmayan herkes söyleyecektir. Yine herkes, bölgede yaşayanların ekonomik ve sosyal profilinden de haberdardır. Tarlabaşı’nda, toplum tarafından, sosyal ya da ekonomik nedenlerle dışlanan kesimlerin yaşadığı bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla çok basit bir akıl yürütmeyle, burada “toplum odaklı bir dönüşüm projesi” yapılması gerektiğini bulabiliriz. Böyle basit bir akıl yürütmeyle duruma bakıldığında, çeşitli mekanizmalarla mekânda yaşayanlara ekonomik ve sosyal olanaklar sunulmasının ve bölgenin fiziksel yaşam kalitesinin yükseltilmesinin, projenin en önemli hedeflerinden olması gerektiği tartışma götürmeyecektir.

Ancak maalesef, projelere baktığımızda, oldukça yüksek nitelikli fiziksel mekân projelerinden başka şey görebilmemiz mümkün olamıyor. Toplum odaklı bir proje hayalini bir kenara bırakalım, bölgede ikamet edenlerin akıbetine dair kimsenin bir fikri yok. Anlaşılan o ki, bu projede herkes işini çok iyi yapıyor ama toplumsal boyutun kimin işi olduğu henüz bilinmiyor.

Belediyenin üzerinde çalıştığı kimi toplum odaklı projeler olduğu söyleniyor, hatta Ahmet Misbah Demircan, projenin, oradaki vatandaşlarla oturulup konuşulduğunu, defalarca toplantılar yapıldığını, hatta proje başlamadan hak sahiplerine “burada ne yapalım?” diye sorulduğunu belirtiyor. Eğer Tarlabaşı sakinleri bu projeyi kendileri istedilerse niçin bu kadar kıyamet kopuyor? Neden biz Tarlabaşı’nı konuşuyoruz? Bu noktada kafalarımızın karışması oldukça normal.

Şu anki hak sahipleri ve hatta kiracılar, istedikleri takdirde pek tabii Tarlabaşı’nda oturmaya devam edebilecek, bunu engelleyen kimse yok, ama tek şart oranın yeni maliyetini karşılayabilmek… Şu anki Tarlabaşı sakinlerinin, belediyenin yapacağı “toplumu geliştirme projeleri” sayesinde iş sahibi olup, buranın maliyetini karşılayabilecek hale gelebileceklerine inanabilir miyiz? Şu an birkaç yüz YTL’yi geçmeyen kiraları ödemek koşuluyla ancak yaşamlarını sürdürebilen aileler, bu proje gerçekleştikten sonra yine aynı yerde kalabilmek için ne kadar ödemek zorunda olacaklar? Aslında buna da bir çözüm bulunmuş sanki… Basın açıklamasında, projenin yapıldığı alanın, Tarlabaşı’nın yalnızca çok küçük bir bölümü olduğunun altı çiziliyor. Şu durumda, bölgede yaşayanlar, proje bitimindeki maliyetleri karşılayamaz olurlarsa, hemen yan sokakta ev bulabilecekler. 

Katılımcılık ve şeffaflık 
Peki bu projeden sonra, bölgede bir daha hiç dönüşüm projesi yapılmayacak mı? Diğer alanlar tamamen toplum odaklı bir yenilemeye mi tabi tutulacak? Yoksa bu proje, gelecek yıllarda gerçekleştirilecek olan toplum odaklı projelerin maliyetini karşılamak amacıyla mı yapıldı?..

Bu soruların hepsine çok net bir cevap verebiliriz; “hayır”. Basın açıklaması boyunca vurgulanan katılımcılık ve şeffaflık bugüne kadar işledi mi? Yine cevap net; “hayır”.

Ne yapılabilir(di)?
Bundan sonra, geri besleme süreçleriyle, projenin adaletli ve soylulaştırma projesine dönüşmeyen bir yapıya sahip olması sağlanabilir mi? Bu soruya henüz bir cevap vermek istemiyorum, çünkü biliyorum ki, hâlâ projenin içerisinde bulunan uzmanlara, danışmanlara, mimarlara çok iş düşüyor. Biliyorum ki, proje içerisinde bulunanlar isterlerse, her yolu deneyip, Tarlabaşı sakinlerini evlerinden etmeyecek bir çözüm bulabilir. İsterlerse, projenin toplum odaklı, bölge halkını içine alan, hak sahibi olan veya olmayan her kişinin sorununa çözüm bulan bir hale gelmesini sağlayabilirler. İsterlerse, tüm bu eleştirileri, geliştirici ve besleyici bir süreç olarak düşünüp, “biz yanlış mı yaptık acaba?” diye kendilerine sorabilirler. Bu soruyu sormakla her şey yeniden başlayabilir.

Tarlabaşı Yenileme Projesi içinde olan herkesin kendini kaçamak konuşmalardan, “ben bilmem öteki bilir”lerden kurtarması, bazı sorulara açık ve net cevaplar vermesi gerekiyor.

Öncelikle şunu soralım, mimarlık mesleği yalnızca fiziksel yapı düzeniyle mi ilgilenir, yoksa bu mesleği yapanların, yaşama, barınma, insan hakkı gibi dertleri var mıdır?

Eğer ki bu proje içerisinde, mimarlık mesleğinin toplumsal dertlere sahip olduğunu savunanlar varsa, bu kişilerin, taşın altına ellerini koyma, Tarlabaşı’nda toplum odaklı bir projeyi başlatma çabasına girme vakti hâlâ gelmedi mi? Taşın altına elini koyma cesaretini göstermek, yanlış giden işlere ses çıkarmak, karşı çıkmak, ‘dur’ demek, bu kadar mı zor? Vicdanların sesini bu kadar derinden bastıran sebep ne olabilir? Bunlara cevap veremiyorum.

Bu soruların cevapları düşünüldükçe, projenin içeriden değişebileceğine dair tüm umutlar, iyi niyetler tükeniyor, insana ve yaşama dair her şey yitip gidiyor…

Tarlabaşı’ndan geriye kalan birkaç iyi tasarlanmış bina olmasın…
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.