Haberler

Ben yaptım oldu

Tarih: 23 Haziran 2008 Kaynak: Hürriyet Yazan: Yalçın Bayer
Kızılırmak suyunun Ankara’ya getirilmesi kamuoyunda bir hayli tartışma konusu oldu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Kimya Mühendisleri, Tabipler Odası, ODTÜ gibi ciddi kuruluşların Kızılırmak suyunun kullanılmasının bilimsel olarak yaptıkları analizlerle zararlı olduğu açıklamalarına rağmen ısrarla Kızılırmak suyunun içilebilir olduğunu savunmaktadır. Su canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için gerekli en önemli unsurlardan biridir. Suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) ve Türk Standartlarına (TS.266) uygun olmalıdır.

Kızılırmak suyunun içme ve kullanma suyu olarak kullanılması daha önceki Mastır Proje hazırlanırken de gündeme gelmiştir. Kızılırmak suyunun doğal yapısında klorür, sülfat ve sertlik oranları kabul edilebilir değerlerin çok üstünde olduğundan vazgeçilmiştir. Çünkü tüm bilimsel veriler bu suyun içme suyu olarak kullanılmasının insan sağlığı açısından zararlı olduğunu işaret etmektedir.

ASKİ yetkilileri Kızılırmak suyundan önce Ankara şebeke suyuna %8, şu anda %20 karıştırmaktadır. Gökçek yazılı ve görsel basında övünerek ’21 gündür Kızılırmak’tan su veriyoruz hiçbir ishal vakasına rastlanmadı’ diyor. Bunun nedeni suyun sağlıklı olduğu değil klor oranının yüksek olması 1.5-1.6 civarında buda ishal olayını önlemekte... Ancak ileriki zamanlarda kanser etkisi yaratmaktadır. Avrupa ülkelerinde sudaki klor miktarı 0.3 dür. Fransa’da yaşayan insanların şehir şebekesindeki suyun klor miktarlarını ölçen aletleriyle günlük klor miktarına bakmaktadır. Eğer 0.3 den fazla olursa belediyeyi uyarmaktadırlar. Bizde bu oran 1.5 ila 1.6 dır. Artık insan sağlığının ne kadar tehlikede olduğunu siz tahmin edin. Ayrıca Kızılırmak’tan %20 su verilmesi su üstünde yağ tabakası ve koku oluşturmaya başlamıştır.

Çamlıdere ve Kurt Boğazı barajlarında su miktarı Temmuz ortalarında daha da azalacaktır. O zaman miktar %50’ler civarına çıkartılacak, asıl o zaman tehlike daha da büyüyecektir. 

Meclis''teki önergeler 
Meclis’te Kızılırmak suyu ile ilgili iki soru önergesi verilmesine rağmen iktidar ve Sağlık Bakanlığı gerekli tedbirleri neden almamaktadır? Sağlık Bakanlığı, Kimya Mühendisleri, Tabipler Odası ve ODTÜ gibi kurumlarında hazır bulunacağı suyun kullanılabilir veya kullanılamaz gibi Ankara halkını rahatlatacak bir resmi açıklama yapmaları gerekmez mi? Ancak Melih Gökçek diğer yatırımlarda olduğu gibi araştırmasını incelemesini teknik ayrıntılarına girmeden Gerede Işıklı Barajı yerine 2020 yılında Kızılırmak’tan getirilmesi düşünülen suyu rant hesabı yaparak 2007’de barajlarda su varken Ankara halkını yaz sıcağında susuz bırakarak Devlet İhale Kanunu’na tabi kalmaksızın acil plan gereği istediği kişiye ihale ederek Ankara halkının sağlığını tehlikeye sokmuştur. Bu devran böyle gitmeyerek iktidardaki Melih Gökçek’te Ankara halkına hesap verecektir. Kızılırmak’dan Ankara halkına verilen suyun teknik bilgilere sahip kurumlarında içinde olacağı resmi bir açıklama yapılana kadar derhal durdurulması aksi takdirde SHP Ankara İl Başkanı olarak suç duyurusunda bulunacağımızı belirtmek isterim.

Artık suları ısındı; son çırpınışları... 2009 yerel seçimlerinde Ankara halkı sandıkta gereken cevabı verecektir.

Celalettin KOÇ (SHP Ankara İl Başkanı)

Bakan Günay: Asıl benim ruhum incindi
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay aradı. Dünkü ’Madımak Oteli’nin önünde buluşacağız’ yazısından ötürü Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Av. Fevzi Gümüş’ün "(...Otel binasının kebap salonu olarak hizmet vemesini onaylayan bu tutum Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın Madımak Oteli’nin kamulaştırılması için yeterli bütçeye sahip değilim demesi de en az Madımak katliamı kadar canımızı yakmış, ruhumuzu incitmiştir" demesine alınmış. Cevaben diyor ki:

"Madımak konusunu bundan bir süre önce gündeme getiren benim. Sorarım SHP, CHP ve DSP’li arkadaşlarımız ne yaptı 1993’den beri?.. Fikri Sağlar, Ercan Karakaş, İsmail Cem, Timuçin Savaş, İstemihan Talay ve Suat Çağlayan, Kültür Bakanlıklarında bulundular. Niye kamulaştırmadılar? RP ve ANAP’lı iki arkadaşımızın (Agah Oktay Güner ve İsmail Kahraman) dışında, neredeyse 10 yıldan fazla görevde bulundular. Bunlar görülmezden gelinerek bana böyle eleştiri yöneltmek insafsızlıktır. Asıl benim içim incindi. Madımak’ta kebapçı olması Türkiye’nin utancıdır, diyen zaten benim. Tartışma ondan sonra başlamadı mı? Sadece ’uygun kaynağımız yok’ dedim, fırtınalar çıkarıldı. 14-15 milyon lira istenen bir binayı kamulaştırmak hemen öyle kolay değildir. Ama merak edilmesin bu işi zaman içinde muhtemelen bir yıl içinde halledeceğim."

Günay, Ankara’da da güzel işler yaptıklarını, TCDD’nin arkasındaki 10 bin metrekarelik alanı (eski Cer atölyesi) Ankara Çağdaş Sanatlar Müzesi ve etkinlik alanı haline getirdiklerini, bunun bitirilmesi için Başbakan’ın da takipçi olduğunu söyledi.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.