Haberler

Kent Yorum: "Baba, Ben Yıkıcıyım ama Kendini Bilmez Değilim..."

Tarih: 27 Haziran 2008 Kaynak: Birgün Yazan: Hade Türkmen
Karadeniz’e gittiniz mi son birkaç sene içinde? Hiç geçtiniz mi Karadeniz Otoyolu denen denizin çocuklarına azap yoldan? Gördünüz mü bir halkın nasıl sevdasından koparıldığını? Bizler o yolu hiç istememiştik. Yapılacak olanın oradaki yaşama aykırı olduğunu biliyorduk. Kalkınma hamlesi diye sundular ama bir katliam hamlesinden başka bir şey değildi. Yapılan, denizin çocuklarına haksızlıktı. Hatta öyle bir haksızlık ki en sonunda Karadeniz dayanamadı, parçalayıverdi çocuklarıyla arasına giren o garip şeyi. Peki bu işin başka bir oluru, ‘yol’u yok muydu? Vardı; hep vardır.

Karadeniz yaylalarına hiç yolunuz düştü mü? Neler sunar toprak, hava, su oralarda... Peki, öyle bir yerde hiç aklınızdan geçer mi oralara tek tip sıra sıra evler dizmek? Bir durup düşünürsünüz değil mi, doğayı, yaşamı. Toprağın çocuklarının doğanın yardımıyla bir kültür geliştirdiğini… Hani biraz da saygıdan 2000 m.lere beton bloklar kondurmak aklınıza gelmez. Ama bazılarınınkine geliveriyor işte. Can sıkıntısından herhalde diyeceğim ama yok bu “rant” sıkıntısından. Kim yapacak bunu biliyor musunuz? Kamu yararına çalışması esas olan bir devlet kurumu… Evet bildiniz. TOKİ’nin kentlerimizde ve hatta köylerimizde verdiği rahatsızlık yetmedi şimdi de yaylalarda çevreye rahatsızlık vermeye hazırlanıyor. Açıkçası ben anlamakta zorlanıyorum keza kırk yıl durup baksam Perşembe Yaylası’na tepeden, mendereslerine dalıp gitsem aklıma gelemez oraya TOKİ konutlarının yaraşabileceği. Nasıl bir iştir bu? Bunun adı imar değil, bunun adı kalkınma değil, bunun adı üretmek değil. Bunun adı yağma, bunun adı talan… 

Karadeniz''e Nükleer Enerji Santrali
Karadeniz’de vuku bulmuş ve durduramazsak bulması ihtimal böyle iki yapı faaliyetinden bahsedince aklıma bir de nükleer enerji santralı yapımı meselesi geldi. Bunca alternatif enerji kaynağı varken, ya da varolan üzerinde bir sürü işlem yapılabilecekken nükleer çöplük olma yolunda hızla ilerliyoruz. Niye? Bu da kalkınma adına… Gerekçesini anlayabilmek için uğraşaduralım, Meclis’te yaşanmış bir tartışma aslında durumun nasıl algılandığını ve çok da derinlere inmeye gerek olmadığını ortaya serebilecek nitelikte. Yasa tasarısı tartışılırken nükleer santralın yapılması olası Sinop ili milletvekilleri itiraz etmişlerdi de Enerji Bakanı ve Çevre ve Orman Bakanı nükleer santralın çevreye zarar vermediğini anlatmak için “biz yazlık yapacağız nükleer santralın yanına” diye bağırmışlardı Meclis’teki oturumda. Karikatür gibi olan bu sahne aslında bize pek de yabancı değil. O bakanlarla aynı zihniyet değil miydi çayda radyasyon olmadığını göstermek için “ohh mis gibi” diyerek televizyonda höpürdeterek çay içen? Yine aynı zihniyet değil mi, arsenik oranı yüksek suyu habersizce Ankaralılara içiren ve 20 gün sonra da “bakın bir şey olmadı” diyerek ortaya çıkan? Melih Gökçek’e hatırlatırız; kanser gibi hastalıklar 20 günde ortaya çıkmazlar. Şimdi Karadeniz’de her ailede bir kanser vakası var biliyorsunuz değil mi? Yürekleri yakan, onulmaz boşluklar yaratan kayıplar yaşıyoruz. Peki kim verecek gencecik yaşta aramızdan ayrılan denizin çocuklarının hesabını, kim dolduracak onlardan geriye kalan boşluğu? “Yazlık” yapmayı düşünen bakan mı? Sorumsuzca suyu içen belediye başkanı mı?

İstemiyoruz. Bu yapıcı (imarcı) ama yıkıcı (talancı/yağmacı/katil/peşkeşçi) politikaları istemiyoruz. Geri dönülemez hasarlar yaratan bu uygulamalardan bıktık. Bu “dahiyane” fikirlerin tek yolmuş gibi sunulmasından da… Denizin Çocuğu Kazım Koyuncu ne de güzel söylemiş “ben yıkıcıyım ama kendini bilmez değilim” diye. Bizler bu zihniyetin yıkılmasını istiyoruz. Bizler yaşamak istiyoruz, toprakla, havayla, suyla; sevdalarımızı, sevdiklerimizi kaybetmek değil…

Kazım Koyuncu’yu özlemle anıyoruz.

Not: Kazım Koyuncu, Kazım Koyuncu Kültür Merkezi’nde 25-29 Haziran tarihleri arasında üreterek anılıyor. Bilginize… (www.kkkm.org)
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.