Haberler

Avrupa''nın en büyük çarşısı ve en yüksek binası

Tarih: 10 Kasım 2008 Kaynak: Yeni Şafak Yazan: Kürşat Bumin
Haber başlığının tamamı şöyle: "Avrupa''nın en yüksek binası Ali Sami Yen''den yükselecek".

Yani, 29 Ekim 2009''a yetiştirilmeye çalışılan Seyrantepe''deki stadyum inşaatı tamamlanınca, stadın Mecidiyeköy''deki bugünkü yerine de Avrupa''nın en yüksek binası yükselecekmiş.

Binanın 10 katı iş merkezi, 6 katı alışveriş merkezi, gerisi de rezidans olacakmış.

Gazete haberi "gururla" duyurduğuna göre, bizim de sevinmemiz mi gerekiyor acaba?

Sonunda bu da oldu, bunu da başardık, Avrupa''nın en yüksek binasını yükselmeyi de becerdik, aferin bize...

Hatırlatmaya gerek yok ama ben yine de söyleyeyim:

Bugünün mühendislik bilgisi ve teknolojinin sunduğu imkanlar açısından, Avrupa''nın en yüksek binasını inşa edebilmek tek başına bir marifet değil artık.

Sanırsınız ki "Avrupalı" bu işi bilmediği için Avrupa''nın en yüksek binasını yükseltmiyor.

Dolayısıyla, gazetenin müjdelediği bu haber bize her şeyden önce -özellikle de bölgeyi tanıyanlara- şu soruyu sordurmalıdır: Araç ve insan yoğunluğundan dolayı İstanbul''un zaten en kasvetli alanlarından birisi olan Mecidiyeköy''de, Ali Sami Yen''in yerine Avrupa''nın en yüksek binasını yükseltme hakkını kim ne hakla bahşedebiliyor?

İsterseniz bölgeyi tanımayanlar için birkaç bilgi vereyim:

Mecidiyeköy Meydanı, adı "meydan" olan ama meydandan başka her şeye benzeyen bir alandır. Motorlu araçların meydana her yönden girip çıkmaları serbesttir. Meydanın üzerinde yükselen çevre yolunun köprüleri ortamı daha bir sevimli ve temiz havalı kılar. Kısaca hemen her saat ana-baba gününün yaşandığı bir merkezdir burası. Ali Sami Yen''in bugüne kadar buradaki varlığı –zaten- olacak iş değildir ama olmuştur bir kere. Mecidiyeköy meydanı aynı zamanda "Avrupa''nın en büyük alışveriş ve eğlence merkezini" de barındırmaktadır. Belediye arsası üzerine yapılan, hissesini kısa süre sonra devreden küçük hissedarın adını (Cevahir) taşıyan (nedense?) bu çarşı Mecidiyeköy''ün çoktan dolmuş-taşmış kapasitesini neredeyse delirtmiştir.

Bitmedi: Ali Sami Yen''in hemen yanı başında bulunan eski "Likör Fabrikası"nın arsasına da (bol ağaçlı bir arsa) zaten yakında bir başka "en yüksek" rezidans vs yükselecektir.

Mecidiyeköy meydanı denilen yerde tek bir ağaç, avuç içi kadar bile olsa tek bir yeşil alan yoktur.

Ama hayal edin şimdi: Cevahir''in 65-70 dönümlük arsası bir zamanlar ısrarla hatırlatıldığı gibi güzel-bakımlı, bekçili (ve köpeksiz) bir park olsaydı. Onun biraz ötesinde yer alan Ali Sami Yen stadının yerine de (bir 20 dönüm de orada vardır rahat) benzer bir şeyler düşünülseydi. İki adım sonra ulaştığınız "Likör Fabrikası" bahçesi de imzalı binası korunarak –ağaçlar zaten ayakta- bir vahaya dönüştürülseydi, fena mı olurdu?

Fena olur mu hiç... İnsana-şehirliye değer veren şehircilik tabii ki bunu emreder. Şehrin hem de yeşile-parka en fazla ihtiyacı olan bir bölgesinde elde toplamı 100 dönümü çoktan aşan boş alanlar var. Bu alanları "rezidans"a mı yedirirsiniz, yoksa bu alanları hızla büyüyen ağaçlarıyla büyük-küçük şehirlilerin nefes alacağı alanlara dönüştürmeyi mi düşünürsünüz?

Yazık doğrusu...

Ali Sami Yen ve Likör Fabrikası arsaları da dolunca, İstanbullu ile bu işlere ön ayak olan, ya da göz yuman şehir yöneticileri arasında şöyle bir diyalog geçecektir:

Şehirli: Avrupa''nın en büyük çarşı ve gökdelenlerini diktiniz, gökyüzünü bile göremez olduk..

Şehir yöneticisi: Size de bir şey beğendirmek imkansız; "rezidanslar"dan oluşmuş bir şehir manzarasından daha iyisi olur mu, gökyüzüne bakıp da ne yapacaksınız...

Şurası muhakkak ki, ülkenin elleri güçlenen "muhafazakarlar"ı şehircilik konusunda ülkenin "ilericiler"ini aratmayan biçimde inanılmaz derecede "modernist" davranıyorlar. Yahya Kemal''in "Kör kazma" adlı yazısında hatırlattığı gibi, bu kesimin şehircilik anlayışı son derece "yenilikçi"dir. İyi bir örnek olarak Menderes hükümetinin eski İstanbul''u dozerlerin önüne nasıl attığını hatırlayın... Gücü eline geçirmiş "muhafazakarlar"ın şehircilik konusunda sergiledikleri bu "yenilikçi" anlayış –dolayısıyla bu "tutarsızlık"- ciddi olarak tartışılması, analiz edilmesi gereken bir seçimdir bence de.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.