Haberler

Not Alın!

Tarih: 11 Mayıs 2010
Centre Canadien d''Architecture (CCA) Octagonal Gallery''de açılan Take Note sergisi 30 Mayıs''a kadar devam ediyor. Sylvia Lavin, Whitney Moon ve Esra Kahveci tarafından düzenlenen sergi mimarlık ve yazı arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Esra Kahveci ile sergi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kendinizden bahseder misiniz?
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü''nden mezun olduktan sonra yine aynı bölümde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Araştırma görevlisi olduğum dönemde Fulbright bursu ile Columbia Üniversitesi''nde bir senelik araştırma programına katılma hakkı kazandım. Daha sonra halen öğrencisi olduğum UCLA Mimarlık Okulu''nda doktora eğitimime başladım.

"Take Note" sergisi CCA''in üniversiteler ile işbirliği içinde gerçekleştirdiği 5. sergi. Sergi teklifi size nasıl geldi?
Canadian Center for Architecture (CCA), üniversitelerden bağımsız bir enstitü olma kimliği ve sahip olduğu geniş arşiv ile bugün mimarlık araştırmalarında önemli yeri olan bir kurum. Bu arşivi farklı içeriklerde ele almak adına 2006 yılından beri üniversitelerle işbirliği içinde bir öğrenci sergileri serisi organize ediyor. Sırasıyla MIT, Princeton, Columbia, Montréal Üniversiteleri ile devam eden serinin bu seneki ayağını UCLA Mimarlık Okulu düzenledi. Sergi küratörlüğünü doktora programı başkanı Sylvia Lavin yürütücülüğünde doktora
öğrencilerinden Whitney Moon ve ben üstlendik.

Fikir ilk olarak Sylvia Lavin''in doktora semineri kapsamında yaptığımız Institute of Architecture and Urban Studies (IAUS) okuması üzerinden ortaya çıktı diyebilirim. 1960‘lı yıllarda Amerika ve Avrupa arasındaki akademik sirkülasyonun en etkili tetikleyicisi olan IAUS ve çevresinde gelişen New York mimarlık ortamı ile kavramsal mimarlık söylemleri doğrultusunda gelişen proje, mimarlık ve yazı ilişkisi özeline yoğunlaşan bir sergi önerisi olarak CCA''e gitti.

Sergide mimarlık ve yazı arasındaki ilişki ele alınıyor. Serginin temasından kısaca söz edebilir misiniz? Sergide bu ilişkiyi nasıl yorumluyorsunuz?
Araştırmanın çıkış noktasını, Design Quarterly dergisinin John S. Margolies editörlüğünde çıkardığı kavramsal mimarlığın tanımını arayan sayısına (1970) cevaben IAUS kurucusu olan Peter Eisenman''ın yazdığı "Kavramsal Mimari Üzerine Notlar: Bir Tanıma Doğru" (Notes on Conceptual Architecture: Towards A Definition) adlı makalesi oluşturdu diyebilirim. Ant Farm, Archigram, Archizoom, Superstudio gibi isimlerin de yer aldığı bu diyalogda herhangi bir bina ya da tasarım referansı olmayan tek arguman bu metindi. Yazar/mimar, mimarlık disiplini dışındaki kavramlara referans (footnote) vererek yazı yazma eylemini mimarlık üzerine söz söylemek için değil mimarlık üretmek için kullanıyordu.

Disiplinin sosyal parametrelerden, işlevden, binadan, ve geleneksel temsiliyetlerden bağımsız düşünülmeye calışıldığı 1960''lı yıllarda inşa etmekten yazmaya yönelen bu eğilim, sayfanın arsaya ve yazının mimarlık ürününe dönüşmesi, yazarak mimarlık yapmanın tanımladığı karşı-kültür (counterculture), mimarlık disiplininin kavramsal sanat, linguistik teori, kitlesel iletişim ve popüler kültür açılımları projenin ana çerçevesini oluşturdu. Sergide 1960‘lardan bugüne mimarlık üretiminin yazı (Archigram), sembol (Robert Venturi&Denise Scott Brown), storyboard (Allesandro Poli), performans (Gordon Matta-Clark), poster (Bernard Tschumi), video (Diller&Scofidio), koreografi (Stan Allen), diyagram (Reiser+Umemoto), ve notasyon (Greg Lynn) olarak kendini gösterdiği bir içerik üzerinden tarihsel dönem okumasıyla cağdaş mimarlık ortamına birlikte bakmaya calıştık.

Türkiye''de mimarlık ofislerinin arşivlerine ulaşmak oldukça güç. Siz sergide Gehry Partners, Greg Lynn FORM, Diller Scofidio + Renfro gibi mimarlık ofislerinin arşivlerinden faydalanmışsınız. Bu konuda herhangi bir zorluk yaşadınız mı?
Bu proje için CCA arşivi dışında çok sayıda kişisel arşivden yararlandık. Arşivlerin erişilebilir olmasında en önemli faktor CCA''in enstitü kimliği oldu diyebilirim. Sergide çok farklı ölçeklerde objeler yer alıyor ve her biri farklı şehirlerden Montréal''e uzmanlar tarafından obje özelinde belirlenmiş koşullarda getirildi. Kurulumdan belgelenmeye kadar her aşamada sadece yetkili restoratörler tarafından bu objelere müdahele edildi. Bu sayede Robert Venturi ve Denise Scott Brown''ın "Las Vegas''tan Öğrenmek" projesi için ürettikleri ve hassas durumu nedeniyle arşivden çıkarılmasına izin verilmeyen Las Vegas haritasını bile sergi kapsamına alma sanşımız oldu.

Meselenin bu müzeoloji boyutu dışında, bahsettiğiniz çağdaş mimarlık gündemindeki isimler konsept belirleme aşamasından itibaren son derece açık, erişilebilir, ve işbirlikçi oldular. Bu isimlerin kendi işlerini alışılmış gündeme geliş biçimleri dışında bir başka bağlamda görme hevesleri, örneğin Greg Lynn ya da Reiser+Umemoto gibi disiplin içinde dijital mimarlık söylemleri çevresinde konumlandırılmış isimlerin tarihsel bir süreklilik içinde yeniden değerlendirilmeleri, proje heyecanımızı paylaşmalarını sağladı.

Geçtigimiz sene Ekim ayında yine Sylvia Lavin tarafından organize edilen ve sizin de yer aldığınız "Playmaker" isimli bir sergi daha açılmıştı. Kısaca o sergiden de söz edebilir misiniz?
"Craig Hodgets: Playmaker" UCLA Mimarlık Okulu doktora programının gerçekleştirdiği, Ekim 2009''da Los Angeles ACE Galerisi''nde açılan ve Haziran 2010''da New York Storefront Sanat ve Mimarlık Galerisi''ne taşınacak olan bir sergi projesi. Serginin küratörlüğünü Sylvia Lavin yürütücülüğünde Daniel Carper, Per Johan Dahl, Sergio Miguel Figueiredo, Dustin Gramstad, Whitney Moon, Brendan Muha, Jonathon Oelschig, Carrie Smith, Amit Wolf, Pelin Yoncacı, Claudia Ziegler, ve ben üstlendik. Deneysel mimarlık kavramının dinamiklerini, Los Angeles kökenli radikal isimlerden Craig Hodgetts''ın 1960''lı ve 70''li yıllarda ürettiği projeler üzerinden okumayı hedefledik diye özetleyebilirim.

Seçtiğimiz projeler mukavva mobilya, ekoloji temalı bir Hollywood filmi için hazırlanan storyboard, mobil-tiyatro, megastrüktür gibi farklı ölçek ve içeriklere cevap veriyor. Hodgetts, adeta Vitrivius''un tariflediği geometri, müzik, tıp ve hukuk bilgisi olan mimar modelinin devamı olarak mühendis, film yapımcısı, mobilya tasarımcısı, grafiker gibi kimliklerle mimarlık denemeleri yapan bir isim. Dönemin radikal avangard etkileri Hodgetts''ın hayal gücü ve makina/araba/oyuncak hayranlığıyla birleşince, mimari ürünün nihai bitmişlik hedefi olmaksızın kendini farklı medyalarda tekrar tekrar ürettiği bir deneysel mimarlık tarifi ortaya çıkıyor. Prefabrikasyondan konuta, yeni malzeme ve teknolojilerden kitle iletişimine kadar ceşitli konuları gündeme getiren bu üretimi, kariyerine doğu yakasında başlayıp batı yakasında devam eden Hodgetts özelinde Avrupa idealizmiyle Amerika pragmatizmini birleştiren sözkonusu tarihsel dönemi irdeleme fırsatı olarak değerlendirdik. Yine Los Angeles mimarlık ortamının önemli bir ismi olan Neil Denari üzerine henüz başladığımız yeni sergi projesiyle, benzer soruları mimari temsiliyet kavramı çerçevesinde sormayı hedefliyoruz.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.