Dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan, 2 bin 500 yıllık bir geçmişe sahip Yemen'in sayısız vadilerinden biri olan Vadi-ül Dahr ile vadideki Dar'ül Hacer görenleri büyülemeye devam ediyor.Osmanlı Devleti'nin Yemen topraklarındaki son yıllarında "İmameti" elinde bulunduran, Yemen tarihinin önemli imamlarından İmam Yahya'nın yazlık olarak kullandığı ve devleti yönettiği "Taş Ev" anlamına gelen Dar'ül Hacer, ilginç mimarisiyle dikkati çekiyor.
Arap ırkının ataları olarak kabul edilen Yemenliler birçok eski medeniyete ev sahipliği yaptı. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Süleyman'ın anlatıldığı hikayelere konu edilen Sebe Melikesi Belkıs'ın hüküm sürdüğü yıllardan beri verimliliğiyle bilinen Dahr Vadisi'nde bir kayanın üzerine oturtulmuş bu bina, adeta bir "kartal yuvasını" andırıyor. Arap coğrafyasında bir deyim haline gelen "Kartalların yaşayamayacağı yerde Yemenliler yaşar" sözünü ispatlayan Dar'ül Hacer, görenleri her zaman olduğu gibi büyülüyor.
Dar'ül Hacer, 35 odadan oluşan ve oturtulduğu kayanın üzerinde 5 kat yükselen klasik Yemen mimarisini temsil ediyor. Bugünkü şeklini 1930 yıllarında alan bina, içindeki doğal buzdolabı görevi gören su kuyuları ve vadinin konumlandırıldığı yönü itibariyle doğal olarak klimalandırılmış serin odalarıyla ünlü.



İmam Yahya (1869-1948) da başkent Sana'nın yakınındaki Dar'ül Hacer'i devleti yazın yönettiği bir saray olarak kullandı. İmam Yahya, Osmanlı Devleti'nin Yemen'deki son yıllarında İmameti elinde bulunduran ve Yemen Devletinin kurucusu olarak kabul edilen önemli bir şahsiyet olarak tarihe geçti.






