Haberler

Kentli Sorumluluğu

Tarih: 23 Mayıs 2006 Kaynak: Akşam Yazan: Cengiz Türksoy
Birkaç hafta önce yayımlanan ''Teknik Adam Sorumluluğu'' başlıklı yazımızın bir yerinde; ''Ülkemizde ve kentlerimizde bugün çekilen sıkıntılar tartışılırken sık sık teknik adamlardan yakınılır ve onlar sorumlu görülürler. Bunun önemli ölçüde doğru olduğu söylenebilir ama bu onların hazırladığı plan ve projeler yanlış ya da yetersiz olduğu için değil, önemli noktalarda görevlere getirilmiş kimi teknik adamlar rasyonel ve analitik düşünme yükümlülüklerini sık sık unuttukları için doğrudur'' demiştik. Daha çok, yönetici konumundaki teknik adamlara ilişkin olan bu görüşlerimiz eğer doğruysa, teknik adamlara rasyonel ve analitik düşünme yükümlülüklerini unutturmayacak olan kimlerdir?

Kentlinin sorumluluğu işte bu noktada başlamaktadır. O yazımızda da söylediğimiz gibi, kentlinin analitik düşünme ve rasyonel davranma yükümlülüğü yoktur ama kentte proje üreten ve kenti yönetenlerden bunu beklemeye hakları vardır. Dahası, kentliler, hazırlanan her projede, kente ilişkin verilen her kararda bunu aramakla yükümlüdürler.

Hazırladığı plan ve projelerle geleceği bugünden tanımlayan ve geleceğe yön veren her teknik adamın bir işvereni vardır. İşte bu işveren kentlidir. Hiçbir teknik adam her düşündüğünü yapabilecek özgürlüğe sahip değildir. İşvereni konumundaki kentlinin özlem, dilek ve beklentilerini kendi mesleki bilgi birikimiyle harmanlayarak karşılamak durumundadır.

Türkiye gibi, el konulan arazi rantı ile kısa sürede büyük servetler edinmenin meşruluğu hakkında hiç kuşku duyulmayan bir ülkede, ortaya çıkan kent sorunlarının sorumluluğu yalnızca teknik adamlara yüklenemez.

Ülkemizde, kente duyarlı, kent sorunlarından yakınan pek çok insanın kendi mülkü söz konusu olduğunda bu duyarlılığı hemen yitirdiğini görüyoruz. Örneğin, kentin bir yöresinde okul, yeşil alan, otopark vb. herhangi bir teknik ya da sosyal altyapı yatırımı mı yapılacak, hemen hiçbir kentli ''buyurun, benim arazimi kamulaştırın, burada yapın'' demez. Tersine, eğer imar planında onun arazisi bu amaçla ayrılmışsa planı değiştirtmek için elinden geleni yapar; bunda başarılı olamazsa rayicin üstünde kamulaştırma bedeli alabilmek için uğraşır.

Hemen hiçbir kentli sahip olduğu arazi üzerinde imar planı ile belirlenmiş yapılaşma koşullarından hoşnut olmaz, hemen her yapılan yapıda -Temel fıkralarına bile geçecek şekilde- bu koşulları aşan eklentiler yapılır. Ama kent sorunları konuşulurken, böyle davrananların en çok yakındıklarını görürsünüz. Yaptırdığı yapıda yeterli otopark alanı ayırmak yerine Yönetmelik gereği bedelini ödemeyi tercih edenlerin; sahip olduğu en küçük arazi parçasında en yüksek yapılaşma hakkı bekleyenlerin; İmar Yasası''ndaki ''düzenleme ortaklık payı''nı ''zayiat'' olarak algılayanların kent sorunlarından yakınmaya hakları yoktur.

''Ben merkezli'' davranışlar içinde bulunan insanlardan oluşan bir kentli topluluğunun kentsel sorunların her gün yeniden üretilmesindeki sorumluluğu yadsınamaz. Bireysel düzeyde böyle davrananlar toplum içindeki çoğunluklarını yitirmedikçe kentsel sorunlarımızın çözülmesini beklemek güzel düşler görmenin ötesine geçmeyecektir.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.