Haberler

Yusufçuk kanatlı çiftlik: Sanat, bilim ve teknoloji

Tarih: 18 Haziran 2009 Kaynak: Radikal Yazan: Kaan Benli
Sürdürülebilir bir yaşam biçimine geçemezse insanoğlu, mega projelerle çoğalma, tüketme ve yabancılaşma sürecini sürdürmekten başkaca çaresi olmayacak. Evcilleştirilmiş hayvanlar ve bitkiler dışında hiçbir canlının yaşamadığı bir yerküreyi hayal etmek çok da zor değil.

Geçen ay içerisinde Türkiye''deki gazetelerin Yaşam yahut Teknoloji sayfalarını rengarenk bir yusufçuk kanadının resimleri süslüyordu. Daily Mail kaynaklı habere göre, Belçikalı tasarımcı Vincent Callebaut, New York''daki Roosevelt adası için dev bir çiftlik tasarlamıştı. Devasa bir yusufçuk kanadı şeklinde tasarladığı yapı, tam 600 metre uzunluktaki iki ana kuleyi birbirine cam ve çelikten yapılmış iki yüzeyle bağlıyor ve dikine doğru çok geniş bir alanı sera mantığıyla tarımın hizmetine sunuyordu.

Bu futuristik yaklaşım şüphesiz yerkürenin patlayan nüfusunu besleyebilecek çözümlerden biri olarak görülebilir. O dev kanatların arasında tasarımcısının hayal ettiği gibi 28 farklı ürün yetiştirilebilir, sığırcılık ve tavukçuluk yapılabilir. Eğer sürdürülebilir bir yaşam biçimine geçmeyi başaramayacaksa insanoğlu, böyle mega projelerle çoğalma, tüketme ve yabancılaşma sürecini sürdürmekten başkaca çaresi yoktur zaten. Bunca bilim kurgu film seyrettikten sonra, evcilleştirilmiş hayvanlar ve bitkiler dışında hiçbir canlının yaşamadığı, toprağın görünmediği, akvaryum benzeri bir yerküreyi hayal etmek sonra çok da zor olmasa gerek. Ancak böylesi bir yaşam biçimi, yüzlerce bilinmezle, tahmin edilemez biyolojik risklerle de bir yandan iç içedir. Son 10 sene içinde yaşadığımız, deli inek, kuş gribi, domuz gribi gibi felaketler, besin üretmede mesnetsiz teknolojinin insanoğlunu nerelere sürükleyebileceğine dair epey ipucu vermektedir.

Sacayağı
Kozmos içindeki kısa tarihinde insanlık hep sanat, bilim ve teknoloji sacayağı üzerinde devinegeldi. Son birkaç yüzyıla kadar, bu üçü birbirleri ile iç içe ve birbirlerini tamamlayıcıydılar hep. Sanat ve bilim kökenlerine inildiğinde aslında birbirleri ile ikiz kavramlardır. İnsan geçmişten günümüze, evrenin bilinmezliğinin içindeki yolunu sanat ve bilim pusulası ile belirleyegelmiştir. Sözkonusu iki kavram, biteviye birbirleri ile yer değiştirip, biri bir diğerine kılavuzluk ederek, insanoğluna içine doğduğu büyük boşluk içinde algılayabileceği ve anlamlandırabileceği bir zemin yaratmak misyonunu üstlenmiştir. Bilim ve sanatı takip eden teknoloji ise bu süre zarfında tastamam insan ihtiyaçları izdüşümünde rol almış, ve insan türünün yerküre üzerindeki varlığını sürdürmek mücadelesinde en önemli becerisi olagelmiştir.

Ne var ki, endüstriyalizm ile beraber bilim ve sanatın yollarının ayrılması, sanatın tıknefes kalması, bir bakıma insanoğlunun şimdi içine düştüğü açmazın da nedenidir. Böylesi bir kopma, insanın gerçek fiziksel ve estetik ihtiyaçlarının karşılanmasını bütünüyle sekteye uğratmış, sanat referansını kaybederek pusulasın şaşıran bilim, insanoğlunu endüstriyalizmin değneği olmuş bir teknolojinin kuklası haline getirmiştir.

17. Yüzyılda ortaya çıkan mekanistik teoriye dayanan bilimsel devrim, daha sonra 19. Yüzyıl başlarında bilimsel keşiflerin teknoloji alanında değerlendirilmesi demek olan endüstri devrimini hazırlamış, bunun sonunda hızlı bir makineleşme oluşmuş, yaşamın kolaylaşıvermesi nedeniyle de bu değişim insanoğlu tarafından çabucak benimsenmiştir. Bahsettiğimiz değişim, giderek modernleşme ve uzmanlaşma çabaları olarak bütün dünyaya yayılmış; ona ayak uydurabilen coğrafyaları modernleştirmiş, bir bakıma oralarda yaşayan insanların yaşamlarını kolaylaştırarak ekonomik yönden ileri gitmelerini sağlamıştır. Buna ayak uyduramayanlar ise geride kalarak küreselleşme yoluyla modernleşen coğrafyalara bağımlı hale gelmişlerdir. Her iki coğrafyada bu aşamada kurulan ilişkiler, bir bakıma insanoğlunun kulağına ‘materyalistik gelişimin yaşamda varolan bütün mutlulukları getireceğini'' fısıldamıştır. Bu noktadan sonra insan, her şeyi sadece rasyonel ama indirgeyici bir mantıkla çözümlemeye yönelmiş, etik ve estetik önemini yitirmiştir. Modern sanatın ilk yılları, aslında bu gidişata karşı atılan isyankâr bir çığlık gibidir.

Sanattan kopuş
Sanattan kopuş sürecinde sürdürülebilir yaşam biçimini öncelleyen fikirlerin ortaya çıkması şüphesiz giderek zorlaşmış, bireyin önce kendi ortamını, sonra diğerlerininkini tüketmesi, böylece semirip başarılı ve varlıklı olması normal bir tutum, hatta oyunun kuralı gibi görülmüştür. Yerkürenin tüketilen kaynaklarının yenilenmesi gibi bir endişe ve düzgü oluşmamış, yok edilen kaynaklar yerine, her defasında kullanılmamış olan yeni kaynaklara yönelinmiştir. İnsanoğlu işte bu açgözlü yavan sistem içinde, yavaş yavaş standardize olmaya, sınırlanmaya başlamıştır. Diğer varlıklarla sürdürmesi gereken ilişkilerden uzaklaşmış, doğadaki çeşitliliğin bir parçası olduğunu unutmuş, gerçek mutluluğunun bütün varlıkların arasındaki ilişkilerin sağlığına ve devamlılığına bağlı olduğunu göz ardı etmiştir.
Endüstriyalizme kadar olan teknoloji birebir insan ihtiyaçlarının karşılanmasına odaklıdır. Endüstri devrimi ve onu takip eden süreçte değil bu ihtiyaçların, bizzat insanın önem ve anlamını yitirmesi, modern teknolojilerin insanın ötesine savrulmasına neden olmuştur. İlkin iktidar sahibi küçük bir azınlık bu teknolojiyi kullanarak insanlığın kalanını kontrol etmeyi becermiş -bu aşamada teknoloji bir çeşit ideolojik zemine oturarak, doğal akışın dışına çıkan düzenin devamını sağlamak için çözümler üreten bir araca dönüşmüştür. Soğuk savaşın bitmesiyle azgınlaşan kapitalizm sürecinde, iktidar sahiplerinin de tekelinden dışarı çıkan teknoloji, işte şimdi gazetelerde gördüğümüz yusufçuk kanatları ile gelecekteki rolünün ip uçlarını vermektedir. Teknoloji artık mal ve pazar güdümündedir. Bu minvalde pek çok folklorda şeytanın kısrağı olarak kabul edilen yusufçuk böceğinin insanoğluna çözüm olarak sunulması bir yandan da ironiktir: İnsanoğlu uzunca bir zamandır gerçekten kendisi için mega projeler Geliştirememektedir.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.